MTV, İslami teknocu Habibe'nin 'Beyaz Barış' klibini, Obama'nın Türkiye ziyareti öncesi yayınlama kararı aldı. 15 Nisan'dan sonra ise tüm dünya bu klibi izleyebilecek
Müzik dünyası bu ismi çok konuşacak: Dünyanın ilk 'çarşaflı' tekno şarkıcısı Habibe! Annesi Medine, babası Konyalı olan Habibe, 'White Peace' (Beyaz Barış) adlı albümü çok yakında raflarda yerini alacak. 'İslami tekno' yapan Habibe, savaşlara dikkat çeken ve albümüyle aynı adı taşıyan klibinde, tüm dünyanın barış beklediği ABD Başkanı Barack Obama'nın görüntülerine yer verdi. Klibi çok beğenen MTV yetkilileri, 'White Peace'in MTV Türkiye'nin internet sitesinde yayınlamasını istedi. Büyük ilgi gören klip, Obama'nın 6 Nisan'daki Türkiye ziyaretinden 1 gün önce MTV Türkiye'de, 15 Nisan'dan itibaren de MTV'den tüm dünyaya ulaşacak.
'ÇARŞAFLI TEKNOCU'DAN ABD BAŞKANI'NA 'BEYAZ BARIŞ' SÜRPRİZİ DOKUZ şarkıdan oluşan 'White Peace' albümündeki şarkıların sözlerinin tamamı Habibe'ye ait. Şarkıların müziklerinde ise 'Sultans of The Dance', ve 'Legends of Anatolia' gibi çalışmalarıyla tanınan Taner Demiralp'in imzası var. Demiralp, 'Bu albüm, dünyanın evrensel dili olan müzikle, semaya bırakılmış bir beyaz barış güvercinidir ve içindeki mesajlarla dinler savaşını değil, dinler barışını önermektedir' dedi.
Yaprak Dökümü dizisinin Ceyda’sı Başak Sayan, bir dönem kalbini evli bir erkek oyuncuya kaptırdığını itiraf etti.
Samimi açıklamalar yapan güzel oyuncu, yemek yapma konusunda çok başarısızım ancak erkek arkadaş konusunda çok şanslıyım. Hayatıma giren hemen her erkek, mutfak konusunda çok başarılıydı ve beni elleriyle beslediler’ dedi. Mega Magazin'e önceden rol aldığı bir dizinin çekimleri sırasında, evli bir erkek oyuncuyla aralarında bir yakınlaşma olduğunu itiraf eden Başak Sayan, ‘ne o ne de ben, bunu bildiğimiz halde birbirimize hissettirmedik ve gelip geçti’ dedi. Deniz Seki örneğini de veren Başak Sayan, “hayat bazen insana tokat atar, Deniz Seki de hayattan sıkı bir tokat yedi” dedi.
Arabesk’in babası Müslüm Gürses, izlediği belgesel filmlerin etkisinde kaldı. Yeni albümün tanıtımı için Beyaz Şov’a konuk olan sanatçı, Hadise’yi kekliğe benzeterek ilginç bir yoruma daha imza attı.
ARABESK müziğin güçlü yorumcularından Müslüm Gürses, Eurovision şarkı yarışmasında ülkemizi temsil edecek olan Hadise’yi kekliğe benzetti. Müslüm Gürses, önceki akşam Beyaz Show’a konuk oldu. Programda ‘Sandık’ isimli yeni albümündeki parçaları seslendiren Gürses, Beyazıt Öztürk’ün Hadise ile ilgili soruları karşısında ilginç bir cevap verdi. Hadise’nin ‘Düm Tek Tek’ şarkısını çok beğendiğini ifade eden Müslüm Gürses, ‘Ben evde genellikle belgesel izlerim. Hadise’yi de izlediğim bu belgeseller içindeki kekliğe benzetiyorum’ dedi.
EUROVISION’U SALLAYACAK
GÜRSES, ‘Hadise de keklik gibi çok alımlı, sempatik, ince ve güzel. Eurovision’u sallayacak. Başarılar diliyorum’ diye konuştu. Programın diğer sanatçı konuğu Zuhal Olcay da ‘Aşkın Halleri’ adlı yeni albümünün hit şarkılarını seslendirdi. Beyaz’ın isteğini kıramayan Zuhal Olcay ilk defa Beyaz ile karşılıklı kolbastı dansı yaparak izleyenleri şaşırttı.
Gökhan Tepe, son albümünde yer alan "Kaç Kere" adlı şarkısına çektiği kliple, hayranlarını ağlatacak. Klipte; büyük bir aşkın ardından terk edilen aşığı canlandıran Tepe; "Bu klipte oyunculuğumun etkisini fazlasıyla gördüm. Tam anlamıyla kısa film tadında bir klip oldu" dedi. Rol arkadaşıyla yakınlaşma sahneleri içinse şu yorumu yaptı: "Hikaye ne gerektiriyorsa onu yaptım."
Mustafa Sandal'ın uzun zamandır merakla beklenen "Melek Yüzlüm" klibi müzik kanallarında dönmeye başladı. Sandal, "Çoban" ve "Gönlünü Gün Edeni" isiml
Mustafa Sandal'ın uzun zamandır merakla beklenen "Melek Yüzlüm" klibi müzik kanallarında dönmeye başladı. Sandal, "Çoban" ve "Gönlünü Gün Edeni" isimli şarkılarına da klip çektiğini ve önümüzdeki günlerde hayranlarının beğenisine sunacağını belirtti. Sanatçı, "Gönlüne Gün Edeni" şarkısı için yaz turnesinde çekilen görüntülerden konser klibi hazırladığını söyledi.
Mercan Dede'nin yeni albümü "800" Ekim'de yayınlandı. Mercan Dede yeni albümü "800"de 2007'nin Mevlana yılı olması nedeniyle "barış" temasını işliyor. Farklı dillerden ve farklı kültürlerden sanatçıları albümünde konuk eden Mercan Dede'nin albümünde; Türkiye'den Ceza ve Yıldız Tilbe albüme konuk olurken, yurt dışından ünlü sanatçı Azam Ali bir parçada konuk olarak yer alıp, Farsça bir parça seslendiriyor. İsviçreli Mich Gerber (bas), İranlı Ziya Tabassian (perküsyon), Hintli Shankar (dolak ve tabla), Çinli Shen-Chi(eru), Kanadalı Ben Grossman (hurdy-gurdy) albümün diger ünlü konuklarından...
Mercan Dede İngiliz BBC'ye verdiği söyleşide, ekim ayında çıkacak "800" adlı albümünün ardından müziğe veda edeceğini söyledi. Mercan Dede, "Heyecan duyduğum sürece müziği bırakmayacağımı söyledim. Hâlâ o enerjiye sahibim ancak durup neler yaptığıma bir bakmak bence önemli" dedi. Müzikle geçen son 15 yılı için "rüyamda görsem inanmazdım" diyen müzisyen, Mevlana'nın doğumunun 800'üncü yılı nedeniyle albümüne bu ismi verdiğini söyledi. BBC, haberinde Mercan Dede'yi "dünyaca tanınan Türk müzisyen" olarak nitelendirdi.
Müzik listelerinde daha albüm çıkmadan üst sıralara yerleşen "Sıla"nın uzun zamandır beklenen ilk albümünün çıkış şarkısı "...dan sonra"nın video klip çekimleri tamamlandı. Hareketli çıkış şarkısı "...dan sonra"nın çarpıcı sözleri Sıla imzası taşırken, dikkat çeken müziği ve düzenlemesi Ozan Doğulu'ya ait...
Şarkının bir de sürprizi var. "...dan sonra"da Sıla'ya albümün stüdyo aşamasında da desteğini eksik etmeyen Kenan Doğulu, vokal ve dikkat çekici rap düetiyle şarkıya eşlik etmenin yanı sıra klipte de muhteşem performansıyla yer aldı.
Filmside prodüksiyon tarafından gerçekleştirilen video klip dünya çapında başarı kazanmış birçok değerli ismi de bir araya getirdi. Ülkemizin başarılı yönetmenlerinden Murat Küçük tarafından 16 mm. film formatında çekilen video klipte, yurtdışında Daddy Yankee, Snoop Dog, Chingy, Brian McKnight, Justin Timberlake gibi bir çok ünlü sanatçının video klibinde de görüntü yönetmenliği yapan Amerikalı Robert Benavides ve colorist James Norman ile beraber çalıştı...
Çekim sırasında dekor olarak kullanılan hayvan objeleri ve ayrıca Sıla'nın kullandığı kürk Chamay Tekstil tarafında imitasyon olarak hazırlandı.
Şu sıralarda radyolarda sıkça karşımıza çıkan SILA, "...dan sonra" isimli şarkısının video klibi ile müzik dünyasına damgasını vurmaya hazırlanıyor.
Müzik listelerinde daha albüm çıkmadan üst sıralara yerleşen "Sıla"nın uzun zamandır beklenen ilk albümünün çıkış şarkısı "...dan sonra"nın video klip çekimleri tamamlandı. Hareketli çıkış şarkısı "...dan sonra"nın çarpıcı sözleri Sıla imzası taşırken, dikkat çeken müziği ve düzenlemesi Ozan Doğulu'ya ait...
Şarkının bir de sürprizi var. "...dan sonra"da Sıla'ya albümün stüdyo aşamasında da desteğini eksik etmeyen Kenan Doğulu, vokal ve dikkat çekici rap düetiyle şarkıya eşlik etmenin yanı sıra klipte de muhteşem performansıyla yer aldı.
Filmside prodüksiyon tarafından gerçekleştirilen video klip dünya çapında başarı kazanmış birçok değerli ismi de bir araya getirdi. Ülkemizin başarılı yönetmenlerinden Murat Küçük tarafından 16 mm. film formatında çekilen video klipte, yurtdışında Daddy Yankee, Snoop Dog, Chingy, Brian McKnight, Justin Timberlake gibi bir çok ünlü sanatçının video klibinde de görüntü yönetmenliği yapan Amerikalı Robert Benavides ve colorist James Norman ile beraber çalıştı...
Çekim sırasında dekor olarak kullanılan hayvan objeleri ve ayrıca Sıla'nın kullandığı kürk Chamay Tekstil tarafında imitasyon olarak hazırlandı.
Şu sıralarda radyolarda sıkça karşımıza çıkan SILA, "...dan sonra" isimli şarkısının video klibi ile müzik dünyasına damgasını vurmaya hazırlanıyor.
Türk Pop müziğinin dev sesi Zerrin Özer, iki yeni albümle müzik severlerle buluşacak. Sanatçının albümünde; Şehrazat, Bülent Yetiş, Garo Mayfan, Sevtap Ünal gibi müzik dünyasının değerli söz yazarları ve bestecileri de bulunmakta. Albümde 27 şarkı yer alıyor. Sır gibi saklanan şarkılar iki cd olarak bir albümde yer alacak...
Pop müziğin güçlü sesi Zerrin Özer'in, "Ömür Geçiyor" ve "Zerrin Özel" adlı iki albümü kasım ayında aynı gün piyasaya çıkacak. "Ömür Geçiyor"da yeni pop şarkılarını seslendiren Özer, "Zerrin Özel"de ise rock deniyor. İki CD halinde yayınlanacak albümler için Özer, "Uzun zamandır geceli gündüzlü bu albümlere çalışıyorum. Umarım dinleyici de beğenir" dedi.
Yıldız Tilbe, "Ben Masumum" adlı yeni şarkısına klip çekerek Youtube'da yayımlamaya başladı. Tilbe, "Şirketim olmadığı için son parçama 1 saat 15 dakika klip çektim. Televizyonlarda yayımlamak çok pahalı. O yüzden Youtube'a koydu" dedi.
Dünyaca ünlü yıldız Britney Spears’ın MTV Müzik Ödülleri’nde söylediği ve çok eleştirilen şarkısı 'Gimme More'un sansürsüz klibi internet sitelerinde yayınlandı.
Gimme More'un klibinde bir striptizciyi canlandıran Britney Spears, üstünü çıkarıyor ve bir striptizci ne yaparsa onları yapıyor. Britney’in böyle bir klip çekmesinin sebebi, MTV Müzik Ödülleri’nde dağılan karizmasını tekrar toparlamaya çalışmasına bağlandı. Kaynak : NTV
Altay, son albümü "Zor Bulursun"un albümle aynı adı taşıyan şarkısına animasyon klip çekti. Grafi 2000 Prodüksiyon tarafından hazırlanan klipte Altay ve diğer yüzlerin çekimi yapıldıktan sonra flash animasyon programları ve photoshop başta olmak üzere diğer çizim ve video editing programları kullanıldı.
Son derece eğlenceli görüntülerin ortaya çıktığı klipte akıp giden bir hikaye değil, anlık görüntüler kullanıldı...
Şebnem Ferah, Üsküp'ten Yalova'ya gelen ailesinin üç kızından en küçüğü olarak 12 Nisan 1972 tarihinde Yalova'da dünyaya gelmiştir. Şebnem Ferah'ın hayatında, müziğin hep ilk sırada yer almasını sağlayan ailesi olmuştur. Evlerinin her köşesinde bir müzik aleti olması onun müzik piyasasına, donanımlı bir şekilde çıkmasını sağlamıştır. Şebnem, okuma yazma bilmeden önce birçok enstrüman çalmayı öğrenmiştir. Bu yüzden evlerinde ki müzik hiçbir zaman bir eğlence aracı olmamıştır. Öğretmen olan babası Ali Bey'in, evde bağlama, mandolin ve piyano eşliğinde annesiyle yaptığı, düet Yugoslav türkülerini dinleyerek büyümüştür. Küçük Şebnem, belki farkında değildi ama evinde anne ve babasıyla paylaştığı bu müziğin sıcaklığını, ilerki yıllarda o da hayranlarıyla paylaşacaktı…
İlkokulda enstrüman ve solfej dersleri aldı. Babasının onu mandolin kursuna yazdırmasıyla müziğe olan tutkusu giderek artmıştı. İlkokulu Yalova'da ortaokulu ise Bursa Koleji'nde okudu. Bursa Koleji, onun müzik hayatını hızlandırmıştı. Yatılı bir okulda okuduğu için kendisini bir şeylere vermesi gerekiyordu o da müziği seçmişti. Liseyi de yatılı olarak Bursa Gemlik'te, Özel Namık Sözeri Lisesinde okumuştur.
Okul yıllarında bile tek mutluluğu o zaman ki büyük grupları dinlemek ve müzikle hep iç içe olmak olmuştu. Şebnem, hem okul orkestralarında solistlik yapıyor hem de birkaç arkadaşıyla kurduğu küçük gruplarda da çalıyordu. Lisenin ilk yıllarında çok istediği ve artık elinden düşürmeyeceği gitarına sahip olmuştu. Bir yandan İngilizce şarkı sözleri yazarken bir yandan da gitar kursuna devam ediyordu. Seth Riggs'in albümünü alarak gırtlağını nasıl kullanması gerektiğinide öğreniyordu bir yandan…
Müzikal anlamda artık çok daha ciddi bir şeyler yapabilirim düşüncesiyle Bursa'da bir stüdyoda, kiraladıkları enstrümanlarıyla ilk gruplarını olan PEGASUS'u kurdular. Bu grupla beraber tamamı kızlardan oluşan bir rock grubu kurma fikri Şebnem'in kafasında belirmişti. Şebnem'in bu fikrinde "Hearth" grubunun da etkisi olmuştur. Onların, gitar çalıp şarkı söyleyen bayanlar olduğunu görünce çok etkilenmiştir. Daha sonraları, 1987 yılında Bursa'da düzenlenen bir rock festivalinde henüz 15 yaşındayken ilk kez sahneye çıkıp şarkı söylemişti. Bu deneyim onun için "mükemmel bir his" olmuştu. Pegasus'un dağılmasından sonra Şebnem yakın arkadaşlarını toplayarak Türkiye'nin bayanlardan oluşan ilk rock grubu olan "VOLVOX" u 1988 yılında kurdu. Şebnem Ferah(elektro gitar ve vokal), Arzu Özbakış(klavye), Duygu Karpuz(gitar), Ebru Bank(bas), Gül Ağırca(davul) ve 1992 yılında gruba katılan Özlem Tekin(klavye ve geri vokal)'den oluşan volvox'un ismini biyoloji dersinde bulmuşlardı. Volvox, Latince bütün ses biyolojide ise tek hücreliler kolonisi anlamına geliyordu. Volvox'tan ilk ayrılan Arzu Özbakış olmuştur. Daha sonra Ebru Bank gruptan ayrılınca yerine Buket Doran(bas, geri vokal)geçmiştir. Türkiye'nin o yıllarda rock müziğe bakış açısından dolayı önceleri yadırganan sonra konser teklifleri alan Şebnem Ferah, Sedat Yıldırım Sarıcan'ın da katkılarıyla düzenlenen 1989 yılındaki "Bursa 1. Rock Station Günleri"nde Pentegram, Suspect, Metafor, Mirage ve King White gibi birçok grupla aynı sahneyi paylaşmıştı. Daha sonraları Volvox, Bursa Tayyare sineması ve bunun gibi birçok yerde konserlere devam etmişti.
Şebnem Ferah, ODTÜ ekonomi bölümünü kazanınca Ankara'ya yerleşmek zorunda kaldı ve burada tanıştığı, barlarda çalan "The Bad"in solisti olan konservatuar öğrencisi Özlem Tekin'i Volvox'a dahil etti. Yanlız grubun diğer üyeleri İstanbul'da okurken Şebnem'in Ankara'da olması Volvox'u dağılma noktasına kadar getirmişti. ( Ebru Bank Boğaziçi İngiliz Dili ve Edebiyatı, Gül Ağırca Marmara Güzel Sanatlar Endüstri Tasarımı, Özlem Tekin Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müzikoloji bölümünde okumaktaydılar)Şebnem, kendi deyimiyle "hayatının sil baştanı" olan kararını vererek ODTÜ ekonomiyi ikinci sınıfta bırakarak İstanbul'a yerleşti ve İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünde okumaya karar verdi. Hiç sevmediği bir bölümde okuyordu ve ekonomist olmak istemiyordu. O sadece müzik yapmak istiyordu ve bu yüzden de herhangi bir bölümden mezun olmak onun için yeterliydi.
İstanbul'da ilk konserlerini 28 Nisan 1991 de Pentegram'la birlikte Pangaltı İnci Sinemasında verdiler. Odtü festivalinde, Boğaziçi Üniversitesinde, Bilsak rock cafede ve İzmir club 33 te birçok konserler verdiler. Volvox daha sonraları Kemancı, Sis, Manhattan gibi barlarda çalmaya başladı. Bu mekanlarda çalmak Şebnem Ferah ve grup üyeleri için çok önemli bir deneyim olmuştu. Daha sonraları grup üyelerinin birer birer ayrılması ve sadece cover şarkılar söyleyip üretememek, onları dağılma noktasına getirmişti ve Türkiye'nin ilk bayan rock grubu Volvox 1994 yılında dağıldı. Volvox dağılmıştı belki ama Şebnem Ferah, hayatına yön verecek fırsatı yakalamıştı. TRT'de Kokteyl programında Volvox'un bir demosu yayınlanmıştı. Bu klipte gitar çalıp vokal yapan Şebnem Ferah. Sezen Aksu'nun dikkatini çekmeyi başarmıştı. O günden sonra Sezen Aksu'ya ve birçok ünlü müzisyene vokalistlik yaptı ama onun amacı kendi müziğini yapmaktı. Çünkü;rock müziğin ihtiyacı olan duygularına cevap vereceğini hissetmişti. Raks'ta Sezen Aksu ve Onno Tunç'a ‘Deli Kızım Uyan' şarkısını dinletti ve çok beğenilmişti. Sezen Aksu ve Onno Tunç, cesaretine ve sesine hayran kaldıkları Şebnem'e albüm yapmaya karar vermişlerdi artık. Hazır olan birkaç şarkıyla beraber albüm için hazırlıklara başladılar. UNUTULMAYACAK BİR ALBÜM; KADIN 15 Kasım 1996 Cumartesi günü Kadın adlı ilk solo albümü çıkmıştı artık. Türk rock müziği için çok önemli bir tarihdi bugün. Çünkü, böyle bir albümün benzeri daha önce yoktu. Bu şartlar altında ki ilk albümü kopyalar hariç 400 bin satmıştı. Bu rakam beklentilerin çok üzerinde olmuştu. Albümde hard-rocktan slow baladlara değin 10 parça yer aldı. Söz ve müzikleri kendisine ait olmakla birlikte 4 şarkıda da Sezen Aksu'nun desteği olmuştu. Hazırlığı iki yıl süren albümün prodüktörlüğünü İskender Paydaş yapmıştır. Albümün ilk videosu ‘Vazgeçtim Dünyadan' adlı şarkıya çekildi. Bu şarkı ve videoyla müzik listelerinde uzun süre bir numarada kaldı. 'Vazgeçtim Dünyadan' dediği için bir kesimden tepkilerde almıştı ama O bu sözleiyle;'Nasıl birşeyleri sevebiliyorsak onlardan vazgeçebileceğimizinde çok doğal olması gerçeğini dile getiriyordu sadece. Kendi deyimiyle, bu albüm bir rüya ekiple hazırlanmıştı. İskender Paydaş, Tarkan Gözübüyük ve Demir Demirkan gibi başarılı müzisyenlerin katkısı albümde kendini göstermişti zaten. Daha sonra, Yağmurlar, Bu Aşk Fazla Sana ve Fırtına şarkılarınıda video çekildi. Bu Aşk Fazla Sana' şarkısı çok önemli bir hit oldu.
Şebnem Ferah, İlk konserini "04 Nisan 1997" de "İzmir Ege Üniversitesi" nde verdi ve büyük bir kalabalığa yaklaşık 6000 kişiye unutulmayacak dakikalar yaşattı. İzmir'deki konserin ardından Türkiye\'nin çeşitli yerlerinde konserlerine devam etti ve bu konserlerin yanı sıra düzenli bar programları da yaptı. "Kadın" albümü rock müzikseverler için vazgeçilmez bir klasik haline gelmiştir. Şebnem Ferah bu albümü, kendisine müzik yaşamında desteklerini hiç esirgemeyen anne ve babasına ithaf etmiştir. "Kadın"ın getirdiği başarının ardından gösterime girdiği bütün ülkelerde hasılat rekorları kıran Walt Disney yapımı "Little Mermaid"in (Küçük Denizkızı)"O Dünyada" adlı soundtrackini de seslendirmiştir. Mavi Sakal'dan Murat Tümer'in önerisiyle, Pepsi Music'in düzenlediği "Daha Fazlasını İste" turnesi kapsamında Kenan Doğulu ile birlikte ilk konserlerini İzmir'de verdikten sonra Türkiye'nin çeşitli yerlerinde de konserler vermeye devam etmiştir.
Şebnem Ferah'ın hayatında müzikal anlamda başarılar ne kadar büyük olduysa, o dönemlerde acı olaylarda o kadar büyük olmuştu. 1998 yılında ablası Aycan Ferah'ı yitirdi. Şebnem, ablasının o güzel sesiyle söylediği şarkıları artık yüreğinde hisseder olmuştu. Bu büyük acıya karşı direnişlerinde de yaptığı müziğe sığınacaktı…
ACILARA KARŞI KISA CÜMLELER... Yaklaşık üç yıllık bir aradan sonra 30 Haziran 1999 Çarşamba günü "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" adlı ikinci albümünü çıkardı. Ona müzik aşkını ilk kez hissettiren ve adeta öğreten ablası Aycan Ferah'ın anısına ithaf ediyordu bu albümü. Şebnem Ferah bu albümünde, kendi deyişiyle "hayal dünyasıyla gerçek hayatı arasındaki gelgitlerden oluşan hikayelerini" anlattı. Ferah, bu albümde de yine İskender Paydaş, Demir Demirkan ve Tarkan Gözübüyük üçlüsüyle çalıştı. Albümdeki 9 parçanın söz ve müzikleri kendine aitken "Yorgun" isimli şarkının söz ve müzikleri Kurban grubundan tanıdığımız Deniz Yılmaz'a ait. Ayrıca bu albümün cdsinde bir Bülent Ortaçgil klasiği olan "Değirmenler" parçasınıda yorumlamıştır. Alternatif müziğin aranan isimlerinden Hakan Kurşun ise kayıt masasında tüm marifetlerini gösterdi. Albümden çıkan ilk hit ve video klip, sade altyapısı ve Ferah´ın duru vokaliyle süslediği "Bugün" oldu. Albümün en iyi parçalarından biri olan ve albümle aynı adı taşıyan "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" üzerine; 'Bu parçayı kaydederken herhangi bir düzenleme yapmaktan kaçındım. Yalnızca bir gitar eşliğinde söyledim çünkü gitarı alıp, evinize gelip birlikte şarkı söylemiş olmayı hissedelim istedim.' diyor Şebnem Ferah ve ekliyor; 'Sadece bu parçada değil albümdeki tüm parçalarda kalbimi sonuna kadar açmakta hiç tereddüt etmedim çünkü sizler benim arkadaşım oldunuz. Yakınlarınızda olduğumda kendimi çok huzurlu hissediyorum'. Ayrıca Şebnem Ferah bu şarkısıyla hayatına giren herkese teşekkür etme fırsatıda buluyordu. Düşüncelerinin, duygularının, acılarının dili şarkıları oluyordu her defasında. Bu arada ikinci bir büyük acıyla daha karşı karşıya kalıyordu Şebnem Ferah. Tüm Türkiye'yi yasa boğan 17 Ağustos 1999 depreminde babası Ali Ferah'ı yitiriyordu. Hiç beklemediği bir anda gelen bu ölüm haberi, hayatının en büyük hayalkırıklığını oluşturuyordu. Bu iki büyük acının üzerine şunları diyordu; 'Herkesin hayatında üzücü şeyler olabiliyor ama benim ki çok yoğundu. Bir sihir var gibi sanki. Bunlara karşı bir antiformül üretiyorsun bir şekilde kendini yenileyip nerede kalmıştık diyerek hayata devam ediyorsun. 'Deprem sonrası hiçbirşey yapmak gelmemişti içinden. Çünkü, babası hayatının önemli bir karakteriydi. 'Ne oluyor' diye anlamaya çalışırken her zaman yaptığı gibi müziğine sarılıyordu yeniden. Acı kısa zamanda çok şeyler katmıştı hayatına...
"03 Ekim 2001" tarihinde "Perdeler" adlı üçüncü albümü universal müzik etiketiyle yayınlandı ve yine büyük beğeni topladı. Bu sefer ki albümde Şebnem, İskender Paydaş ve Pentagram üyeleriyle değil de sahnede birlikte çaldığı müzisyenlerle çalışmıştı. (Buket Doran, Aykan İlkan, Ozan Tügen, Metin Türkcan) Bu albümden ilk video, albümle aynı adı taşıyan "Perdeler" şarkısına çekildi. Klip, Türkiye standartlarının çok dışında ve oldukça güzel görüntüler barındırıyordu. Bu klipten kısa bir süre sonra "Sigara" şarkısına da videoklip çekildi. Bu şarkı çok sevildi ve uzun süre dillerden düşmedi. Ayrıca Apocalyptica ile birlikte yorumladığı "Perdeler" adlı şarkısıyla da bir ilke imza atmıştır Şebnem Ferah hayranlarına bu albümde bir sürpriz yaparak albüm dışı olarak "Yemen Türküsü"nü de seslendirmiştir. Perdeler albümünde de Şebnem Ferah'ın samimi duyguları şarkılara yansımıştır ve onu en çok ne yıpratmışsa ona en çok ne dokunmuşsa onları aktarmıştır...
İki yıllık bir aradan sonra 15 Mayıs 2003 Perşembe günü "Kelimeler Yetse" adlı dördüncü albümüyle bizlerin karşısına çıktı yine. Aslında bu albümün ismi son ana kadar "Mayın Tarlası" olarak düşünülmüştü. "Ben Şarkımı Söylerken" ilk videoklip şarkısı oldu ve Şebnem Ferah yeni imajıyla beraber uzun süre gündemde kaldı. Şarkı listelerde, haftalarca bir numarada kalmayı başardı. Televizyon programları, ropörtajlar, konserlerle beraber yoğun bir tempo içine giren Şebnem Ferah ikinci videoklibini ise "Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler" isimli şarkıya çekmiştir. Arkasından yine önemli bir hit olan "Mayın Tarlası"na da bir videoklip çekilmiştir. Yine bu albümdeki bütün söz ve müzikler kendisine aittir. Bu albüm için; 'Çok yaşanmışlık var çok daha kendi hayatımdan çok daha dertleşir gibi ama bir otobiyografi değil. Kişisel yolculuğuma dair daha rahat daha cesur ve söylemek istediklerimi daha net söyledim. 'diyor Şebnem Ferah. Aynı yıl Fanta için reklam müziğini, Teoman ve Mor ve Ötesi ile seslendirip bu isimlerle beraber 22 günde tam 17 şehirde unutulmaz konserler vermiştir. Fanta'nın "Dostluğun Rengini Yakala" adlı toplama albümünde de üç şarkısıyla(Bu Aşk Fazla Sana, Sigara, Bugün) yer almıştır.
BENİM CAN KIRIKLARIM VAR... Bu defa Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde, Pasaj müzik etiketiyle “5 Temmuz 2005 Salı günü” 5. albümü "Can Kırıkları"nı yayınlayarak yeniden sevenlerine merhaba dedi Şebnem Ferah. Albüm üçbuçuk aylık bir stüdyo çalışması sonrasında hazırlandı. Şebnem Ferah'a ait 10 şarkının yer aldığı albümün İlk klibide albümle aynı ismi taşıyan şarkısı “Can Kırıkları”na geldi. Son albümlerine oranla sert sounduyla dikkat çeken albümünün, 29 Temmuz 2005 günü Parkorman'da gerçekleşen gala konseriyle yeniden dinleyicilerine kavuşan Şebnem'in yeni albüm konserleri çeşitli mekanlarda devam etmekte. Albümün ikinci videoklibi ise "Çakıl Taşları" adlı şarkıya gelmiştir. Adını Karin Karakaşlı'nın aynı adlı kitabından alan albüm, Şebnem Ferah'ın başarılı ve sıcak sahne performansını yansıtabilen bir stüdyo kaydı olarak da dikkat çekiyor.
Şebnem Ferah'ın müzikal anlamda yaptıkları, sadece bu beş albümle sınırlı kalmamıştır. Çoğu müzisyene geri vokal yaparak eşlik etmiş kimisinin albümünde ise düetleriyle yer almıştır. Ayrıca birçok film ve reklam müziğinide seslendirmiştir. Polat Bülbüloğlu(Azerbaycan Kültür Bakanı)-Gel Ey Seher, Teoman-İki Yabancı, En Güzel Hikayem, Kargo-Kalamış Parkı, Müzeyyen Senar-Sarı Kurdelam Sarı gerçekleştirdiği düetlerinden bazılarıdır. Sertap Erener, Tarkan, Haluk Levent, Nilüfer, Sezen Aksu, Özlem Tekin, Çelik Erişçi, Umay Umay, Levent Yüksel, Mor ve Ötesi gibi Türkiye'nin başarılı müzisyenleri ve gruplarıyla da geri vokal çalışmaları olmuştur. Little Mermaid(Küçük Deniz Kızı)-O Dünyada, ‘Ay Işığında Saklıdır'dizisinin soudtracki, Akbank ve Pepsi reklam müziklerinide seslendirmiştir. Şebnem Ferah, dinleyicileriyle olan diyaloğunu sadece konserler ve albümleriyle gerçekleştirdiği için televizyon ekranlarında ya da gazete köşelerinde yaptığı müziğin dışında çok fazla yer almamaya özen gösteriyor. Gereksiz medyatik olmayı, yapmadığı, yapmayacağı şeylerle gündeme gelmek istemiyor. Her zaman, sadece yaptığı müzikle anılmak istiyor. Bu yüzden, en korktuğu şey sorulduğunda ‘müzikle ilgili heyecanımı kaybetmek' cevabını veriyor. Müziği sadece iki şey için yapıyor; 'Kendini tatmin etmek ve iletişim kurmak için'. İnsanların hayatlarından üç dört dakika çalmak hoşuna gidiyor. Ne var ki Şebnem Ferah'ın her şarkısını dinlediğinizde, o büyülü sesin eşliğinde şarkıyla beraber yolculuğa çıkarsınız. Sadece içinden geçenleri ve hissettiklerini yazdığı için herhangi bir şarkısında bile müziğinin samimiyetiyle karşı karşıya kalırsınız.
Şebnem Ferah, dışarıda vakit geçirmektense evde olmayı tercih ediyor. Çünkü ev düzeni, işiyle ilgili her şeyi yapabilecek şekilde. Boş zamanlarında, evde ki ahşap eşyaları boyamayı çok seviyor ve de playstation oynamayı. . . Ayrıca, nutella, domates suyu ve diet kola vazgeçilmezleri arasında. Tori Amos, Alanis Morisette, Skin ve Sinead O'Conner sevdiği müzisyenlerden birkaçı...
14 Temmuz İstanbul doğumlu olan Zeynep Dizdar ilk albümü "Yolun Açık Ola" ile 1998 yılında profesyonel müzik yaşamına adım attı. Albümdeki "Vazgeç Gönül" adlı şarkısı ile o yıllarda radyo ve müzik listelerinde ilk sıralara yerleşen Zeynep Dizdar, bu şarkı ve albümle birlikte müzik otoritelerinden de tam not aldı.
Müzisyen ve yorumcu kimliğini "Yolun Açık Ola" ile birlikte ispatlayan Zeynep Dizdar, bu muhteşem çıkışın ardından müzik dünyasında yaşanan olumsuzluklar nedeniyle 8 yıl gibi uzun bir süre ara vermek zorunda kalan sanatçı bu yıllar içerisinde piyasaya küsmedi ve birikimini arttırarak birbirinden güzel söz ve bestelere imza attı.
Nihayetinde başarılı müzik adamı Ozan Çolakoğlu ile ortak bir projeye girerek Çolakoğlu'nun sahibi olduğu Sarı Ev'le yeni bir albüm çalışmasına girdi. Sarı Ev ve Sony BMG ortak yapımı olan albümü "İlle de Sen"i 2005 yılında piyasaya çıkartan Zeynep Dizdar bu albümle muhteşem çıkışını gerçekleştirerek zirvedeki yerini aldı.
Prodüktörlüğünü Ozan Çolakoğlu'nun, süpervizörlüğünü ise Dizdar'ın bir önceki albümünde de başarılı işlere imza attığı sanatçı Ümit Sayın'ın gerçekleştirdiği "İlle de Sen"de aynı zaman da albüme adını veren şarkı dahil olmak üzere Ümit Sayın imzalı 7 şarkı yer aldı. 10 şarkılık albümde klipleri de yayınlanan Yok Yok ve Zehir Gibi hitlerin söz ve müzikleri ise Zeynep Dizdar'a ait.
"Bu albüm benim en büyük aşkım ve en güzel yolculuğum" diyen Zeynep Dizdar, bir çok kurum ve kuruluşunun yaptığı müzik anketlerinde 2005-2006 yılının en çok dinlenen kadın pop sanatçısı adayları arasında yer aldı. Bu albümle birlikte zirvedeki yerini sağlamlaştıran Zeynep Dizdar halen müzik listelerinde ilk sıralardaki yerini korumakta.
Son olarak albümün başarılı slowları arasında yer alan "Yüreğimdeki Yağmurlar" a 4. klibini çeken Zeynep Dizdar bu arada 3. albümün startını verdi. 2007 Nisan ayı ortalarında yeni albümünü çıkartan Zeynep Dizdar zirvedeki yerini sağlamlaştıracak bir yapıma imza atıyordu.
Yedi yıl süren suskunluğunu "Komple" isimli albümüyle bozan Burak Kut başarılı çıkışı ile 2007 yazının en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Kut "Komple" isimli albümünün ikinci video klibini son günlerde slow radyoların en çok istek alan şarkısı olan "Sonbahar" a çekti. Mustafa Uslu yönetmenliğinde 35 mm film olarak çekilen klipte gökyüzünden düşen bir meleğin gerçek yaşamda karşılaştığı kötülüklerle mücadelesi ve sonuçta Burak Kut'la karşılaşarak insan olmaya karar vererek dünyada kalması konu ediliyor...
Çekimleri İstanbul'un Taksim, Beyoğlu, Tünel gibi semtlerinde yapılan klipte Burak Kut'a 20 kişilik bir cast ekibi eşlik ediyor. Çekimleri iki montajı beş gün süren klip 50.000 YTL ye mal oldu.
Afganistan ve Irak'tan konser teklifi aldığını söyleyen Tarkan, ilginç bir açıklamada bulundu! Amerika'dan sevgilisi Bilge Öztürk'le dönen Tarkan, Afganistanlı hosteslerle fotoğraf çektirdikten sonra "Orada konser vermek istiyorum ama buna güvenlik açısından sıcak bakmıyorum. Yoksa orada peçe takıp, şalvar giyerek dans etmek en büyük arzum" dedi. New York'tan İstanbul'a gelen Tarkan, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde gazetecilerin soruları üzerine şunları söyledi: "Son aylarda o kadar çok çalıştık ki neredeyse stüdyodan dışarı çıkamadık. Aslında, albümüm yaza hazırdı. Ama bu yaz çok karışıktı, seçimler de vardı. Onun için tatile kaçmayı tercih ettim. Yeni projelerim de var ama herşey albüme bağlı. Açıkhava konserlerini bu sene Ajda ile açtık. Ben albüm yetişmediği için eski parçalarımla hayranlarımın karşısına çıkmak istemedim. Açıkhava'da bu sene çok iyi sanatçılar var ben de onları izlemeye gidebilirim." 15 senedir müzik sektöründe olduğunu söyleyen Tarkan, "Beraber büyüdük dinleyicimle. O zamanlar 18 yaşındaydım şimdi oldum 35. Ben onları hiçbir zaman kırmadım. Onlar da bana gereken ilgi ve sevgiyi gösterdi" dedi. Tarkan havalimanında, Afganistan Havayolları hostesleri Saliha Amiri ve Muzhegan Zamari'nin fotoğraf çektirip, imza verdi. Kadınların Afganistanlı olduğunu öğrenen Tarkan, şaşırarak, "Beni tanıyor muydunuz" diye sordu. Hostesler de Türkçe "Evet sizi çok iyi tanıyoruz. Çok meşhursunuz. Biz de sizi çok seviyoruz" yanıtı verdiler. Tarkan, gazetecilerin "Afganistan'da konser vermeyi düşünür müsünüz" sorusuna, Afganistan ve Irak'tan konser teklifi geldiğini belirterek, "Ama oralar zor yerler. Güvenlik sağlanamayabilir. Biz buralarda takılalım. Ama şalvarımı giyip peçemi takıp oralarda dans etmek istiyorum" yanıtını verdi.
Tarkan havalimanı çıkışında hayranlarıyla fotoğraf çektirdi. Bir hayranının Tarkan'la Bilge Öztürk'e "Siz sevgili değil misiniz, yanaşın hele" demesi herkesi güldürdü.
Dizi müziklerinin lideri Kıraç 150 milyon dolara ulaşan dizi müzikleri pazarında liderliği kaptırmıyor.
Son yıllarda oldukça ilgi gören dizi müzikleri 150 milyon dolarlık bir pazar büyüklüğüne ulaştı. Referans gazetesinin yaptığı araştırmaya göre 2006'da dizi müziklerinde en çok kazandıran dizi Yabancı Damat olurken, en çok kazanan sanatçı ise Kıraç oldu. 1975’te çekilen ilk yerli dizi Aşk-ı Memnu için Yalçın Tura tarafından bestelenen müzikler bu alanda milat sayılıyor. Ancak, müzik piyasası için yeni bir pazarın kapıları 90’lı yıllara damgasını vuran Süper Baba sayesinde oldu. İzleyicilerin dizilere büyük ilgisinde oyuncu kadrosu ve içerik kadar müziğin de payı oldukça büyük.
DİZİ BAŞINA BEŞ BİN YTL
Aylık ekonomi dergisi Turkishtime, ağustos sayısında dizi müziklerini ve yarattığı pazarı araştırdı. Habere göre dizi ve film müzikleri albüm satışlarından yüzde 5, dijital satışlardan ise yüzde 12 civarında pay alıyor. Sektör temsilcilerine göre dizi müzikleri için bölüm başına ödenen para 2 bin YTL’den başlayıp 8 bin YTL’ye kadar çıkıyor. Ancak bu rakamın tamamı sanatçıya kalmıyor. Orkestra, stüdyo gibi harcamalar da bu paradan karşılanıyor. Bölüm başına müzik için ayrılan bütçenin ortalama 5 bin YTL olduğunu varsayıldığında, en fazla kazandıran dizinin 106 bölüm yayınlanan Yabancı Damat olduğu ortaya çıkıyor. Müzisyeni Gökhan Kırdar’a 530 bin YTL telif kazandıran Yabancı Damat’ı, 485 bin YTL ile Kurtlar Vadisi izliyor. Bu iki dizinin ardından 400 bin YTL ile Ihlamurlar Altında geliyor.
YENİ PAZAR CEP TELEFONLARI
Cep telefonlarına yüklenen şarkı ve melodilerden ise müzisyenlerin kazancı yok denecek kadar az. Buradan sağlanan kazancın önemli bir bölümü Özel Tüketim Vergisi olarak devlete ödeniyor. Vergiler düştükten sonra parça başına operatör 1 YTL, yapımcı 0.25 YTL, eser sahibi 0.15 YTL, yorumcu ise 0.08 YTL gelir sağlıyor. . Zerda, İstanbul Masalı, Aliye, Beyaz Gelincik, Binbir Gece ve Yağmur Zamanı gibi dizilerin müziklerini hazırlayan Kıraç, en fazla kazancı 350 bin civarında satılan Zerda albümünden sağladığını söylüyor. Kendi kazandığı rakamı açıklamayan Kıraç, “Ben tavan fiyatı alıyorum” diyerek en iyi kazanan müzisyen olduğuna işaret ediyor. Her 4 kişiden birinin Zerda ve İstanbul Masalı isimli parçalarını cep telefonunda melodi olarak kullandığı dile getiren Kıraç’ın bu yıl en çok satan parçası ise Fenerbahçe için hazırladığı 100. Yıl Marşı. Hemen ardından da Binbir Gece’nin jenerik müziği geliyor. Kıraç, 30 milyon cep telefonu sahibinden 20 milyonunun melodi kullandığını söyleyerek, “Türkiye’de 20 milyon kişi melodi kullanıyor. Bunun 4’te 1’i Kıraç çalıyorsa benim çok iyi paralar kazanmam gerekir. Ama bu paranın yüzde 1’i belki bana geldi. Benim sadece Aliye, Zerda ve Bir İstanbul Masalı’ndan şu ana kadarki kaybım en az 2 milyon dolar” diyor.
1. Yabancı Damat 106 Bölüm Gökhan Kırdar 530.000 2. Kurtlar Vadisi 97 Bölüm Gökhan Kırdar 485.000 3. Ihlamurlar Altında 80 Nail Yurtsever-İntizar 400.000 4. Aliye 76 Kıraç 380.000 5. Beyaz Gelincik 74 Kıraç 370.000
SANALIN LİDERİ IHLAMURLAR ALTINDA
İnternet üzerinden şarkı satın almak 1 YTL, cep melodi ise 16 SMS (32 kontör) ile ücretlendiriliyor. En çok ziyaret edilen şarkı ve melodi servislerinden Logizmo ve Powerclup’ın sevilen dizi müzikleri listesinde de Ihlamurlar Altında’nın müziği Nazar Boncuğu ilk sırada yer alıyor. Bu parçayı Hırsız Polis’in dizi müziği İmkansız Aşk, Beyaz Gelincik ve Binbir Gece’nin jenerik müzikleri takip ediyor. 2002’de Kurtlar Vadisi dizisinin müziklerini hazırlayan Gökhan Kırdar, 2004’de Kurtlar Vadisi Vol. 1 ve Vol. 2 isimli soundtrack albümlerini çıkardı. Kırdar, 2005'te de Haziran Gecesi dizisinin müziklerinin yer aldığı Yağmur’la, Yabancı Damat dizisinin müziklerinin yer aldığı "Üstüme Basıp Geçme" albümlerini müzikseverlerle buluşturdu. Albüm 38 bin 754 adet satıldı.
SANATÇIYA DÜŞEN PAY DÜŞÜK
Hırsız Polis İmkansız Aşk’ını besteleyen Cem Yıldız’da en çok indirilen müziklerden birinin bestecisi olmasına rağmen bu işten yapımcılar kadar para kazanmadığından şikayetçi. Yıldız, “İmkansız Aşk birden patladı, çok indirildi ve çok dinlendi. MESAM tarafından 35 milyar gibi bir rakam çıkarıldı. Ortada dönen 500 milyar gibi bir para var. Fakat sanatçıya çok düşük bir miktar kalıyor. Kanallar artık cep melodilerinin kullanma hakkını size vermiyor. Oysa asıl para melodilerden kazanılıyor” diyor. En çok izlenen dizilerin müziklerinin bestecisi Kemal Sahir Gürel de Hatırla Sevgili’de kullanılan sadece iki şarkının Youtobe’da bir milyon kez video haline getirildiğine dikkat çekiyor.
Menderes döneminin anlatıldığı ‘Hatırla Sevgili’ dizisinin müziklerinden oluşan ve ilk etapta 20 bin adet basılan albüm İstanbul'da sadece bir günde tükendi.
Ekranların sevilen dizisi ‘Hatırla Sevgili’nin prestij olarak çıkan ve sadece 20 bin adet basılan sountrack albümü adeta kapışıldı. Albümün yapımcısı Kalan Müzik yetkilileri, 20 bin adet albümü Türkiye’ye dağıtacaktı, ancak ilk gün İstanbul’da albümün tamamı satılınca, ne yapacağını şaşırdı.
REKORA GİDİYOR
Şimdi albümün yeni baskısı yapılıyor ve böyle giderse yeni bir rekora imza atılacağı söyleniyor. Albümde, dizinin sevilen şarkıları Hatırla Sevgili, Yaralı Kalbim, Zor Yıllar, Geçmişten Geleceğe ve Dalgakıran gibi şarkılar yer alıyor.